CHP Havza İlçe Başkanı Şener Geçit tarafından yapılan basın açıklamasında “3 Mart Laiklik Devrimlerinin 102. Yılında Laikliğe Sahip Çıkıyoruz” denildi.
Geçit; “3 Mart 1924; Cumhuriyetimizin hukuk devleti niteliğinin, aklın ve bilimin rehberliğinin ve inanç özgürlüğünün teminat altına alındığı tarihsel bir dönüm noktasıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen devrim yasalarıyla Halifelik kaldırılmış, din ve devlet işleri ayrılmış, eğitim birliği sağlanmıştır. Aynı gün kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile eğitim sistemi laik, bilimsel ve kamusal bir zemine oturtulmuştur. Bu adımlar, Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde çağdaş Türkiye’nin inşa sürecinin temel taşlarıdır. Bugün bu tarihsel kazanımların 102. yıl dönümünde bir kez daha vurguluyoruz: Laiklik yalnızca bir anayasal ilke değil; toplumsal barışın, eşit yurttaşlığın ve özgürlüklerin güvencesidir.”dedi.
CHP Havza İlçe Başkanı Şener Geçit açıklamanın devamında ; “Geçtiğimiz günlerde yayımlanan ve laiklik ilkesine sahip çıkan bildiriyi imzalayan yurttaşlarımızın ifadeye çağrılması dahi, düşünce ve ifade özgürlüğüne açık bir müdahaledir. Demokratik bir hukuk devletinde yurttaşların anayasal bir ilkeye sahip çıkması suç değil, haktır. Bu tür uygulamalar, laiklik ilkesinin fiilen aşındırıldığına dair kaygıları güçlendirmektedir. Samsun İl Başkanlığı olarak, laiklik bildirisine imza atan tüm yurttaşlarımızın yanında olduğumuzu açıkça ifade ediyoruz. Öte yandan Milli Eğitim sistemini ideolojik müdahalelerle tekinsiz hale getiren anlayışın, Ramazan Ayı’nı laiklik karşıtı uygulamalara zemin haline getirme çabaları kabul edilemez. Eğitim sistemi, hiçbir inanç ya da mezhep yorumunun arka bahçesi değildir. Devletin görevi; tüm inançlara eşit mesafede durmak, çocuklarımızı bilimsel, eleştirel ve çağdaş bir eğitimle yetiştirmektir. Eğitim politikalarının pedagojik ilkelere değil, siyasal ve dinsel saiklere göre şekillendirilmesi hem Anayasa’ya hem de Cumhuriyetin kurucu değerlerine aykırıdır. Laiklik; inananın da inanmayanın da teminatıdır. Devletin dini olmaz; devletin hukuku olur. Kamusal alanı dinsel referanslarla yeniden tanımlama girişimleri, toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir ve ortak yaşam zeminini zedeler.” Dedi.
Geçit açıklamanın son bölümünde ise; “ Samsun’dan açıkça ilan ediyoruz: Cumhuriyetimizin temel niteliklerine yönelik her türlü müdahalenin karşısında durmaya devam edeceğiz. Laiklikten, bilimsel eğitimden ve eşit yurttaşlık ilkesinden asla vazgeçmeyeceğiz.”dedi.
Yorumlar
Kalan Karakter: