M.Ö. 3000- 5000’ li yıllarda Hititlerin ve Frigyalıların yaşam merkezleri, yer altı şehirleri veya kayalar içerisine oyulmuş mağara şehirleri idi.

Küçük küçük oyulmuş mağara odalarda bir arada yaşamayı öğrenen insanoğlu, sınama yanılma yolu ile, edinmiş olduğu tecrübeler doğrultusunda ve gelişen çağların getirdiği, o devre ait sahip olunan teknolojik özellikleri de kullanarak, kovuklardaki yaşamı ayrı ayrı hane yaşamlarına dönüştürerek, edinilen gelenek görenekler ve konulan yaşam kuralları ile birlikte köy ve şehir yaşamlarına ulaşmıştır.

İnsanca yaşamın kurallarını en gelişkin biçimde belirleyen insanoğlu, çağlar boyu süre gelen yaşamında ki felaketler, savaşlar, devletlerin parçalanmaları ve olumsuz yaşam koşullarından ne kadar kötü etkilenmiş olursa olsun, tüm bu olumsuzluklara rağmen köy ve kent yaşamının kurallarından hiçbir şekilde vazgeçmemiştir.

Ancak; XXI Yüzyılda, değişen teknolojik yapı, bilişim çağının hakim olması insanoğlunu esir almış, teknolojiye kendini kaptıran insanoğlu, köy ve kent yaşamında, yakaladığı bu teknolojik yapıya olan mahkumiyetinden dolayı, geliştirmiş olduğu gelenek ve göreneklerinden, yaşam kurallarından, bir bir uzaklaşmaya başlamış ve özellikle oluşan Mega kentlerde ki yerleşim merkezlerinde, yükselen gökdelenler ve rezidanslar yer altına inen kovuklu yaşamı gökyüzüne doğru ilerletirken, içerisinde yaşayan insanların mega kentlerde oluşan yaşam koşulu zorluklarının da teknolojik gelişimle birleşmesi sonucunda, insani ilişkilerin arka plana atılmasına neden olmuştur !...

Aynı apartmanda oturan komşuların birbirlerinden haberleri olmaz hale gelmiş, birbirini tanımayan insanların hakim olduğu yaşam tarzı güncel yaşama hakim olmuş, güven ortamı kaybolmuş ve insanlar kendilerine olan güvenlerini yitirmemek için sürekli çaba harcamak durumunda kalmışlardır!

Toplum yaşamında bireylerin günlük hayata etkileri pozitif olmalı ve ilişkiler daha yapıcı ve güven temeline dayanmalıdır. Güven ortamının gelişmesine katkıyı toplumun her katmanının sağlaması gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşları , eğitim kurumları , basın kuruluşları ve Devlet Kurumları ortaklaşa hareket ederek insan yaşamında güven esasına dayalı toplum ilişkilerine yön vermelidir….

Düşünen, konuşan birbiri ile sürekli iletişim ve ilişki içerisinde olan, bir birine güvenen ve dayanışma içerisinde olan bir toplum yaşamının hakim olması dileği ile…..

CİHANGİRAY ŞUMNU

(OZAN GARİP)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.