Bayram denince aklıma iki şarkı gelir: Biri, hepimizin bildiği Barış Manço şarkısı, “Bugün Bayram”. Duyduğumda daha cocuktum bir bayram günü müydü bilmiyorum ama o buruk hissi çok iyi hatırlıyorum. Sevdiklerim yanımdaydı ve onları kaybetme duygusu bana uzaktı... Art arda anneannemi ve Babaannemi dedelerimi sonra Babami kakbettim sonra es dost akrabalarimi kaybettim , Sonra gidenler arttı:hatta hiç ölmeyecekmiş gibi gelen arkadaşlarım gonulden sevdiklerim Bir gün, gidenler kervanına Barış Manço da katıldı. Öldüğünü öğrendiğim an aklıma gelen, bu şarkıydı: “Sen gittin gideli / İçimde öyle bir sızı var ki / Yalnız aciyi huznu cekenler anlar ”insanin sevdikleri yaninda olmayinca bayramlar daha bir sevinc yerine uzuntuler aliyor onun icin sag iken sevdiklerimizin degerini bilelim lutfen eli opulecek bir Anneniz Babaniz varsa sarilin doya doya her gunu bayram gibi yasayiniz Babasiz Annesiz Bayramlar zor gecer huzurlu gecer bunu yanliz yasayanlar anlar .

Bayramdan söz eden diğer şarkı, ise Edip Akbayram’dan Güler Duman’a pek çok insanın seslendirdiği Âşık Mahzuni Şerif imzalı “Bugün Bizde Bayram Var”... Bu da bir yoksunluk şarkısı. Daha doğrusu, yoksulluk. İkinci dizesi, ilk dinleyişte komik gelir ama sonra çok can yakar.tabikide

Bayram denince akla gelen şarkı çok. m“Balonlarım Vardı” mesela: “Benim balonlarım vardı / Onları kimler aldı / Mutlu bayramlar vardı / Kim bilir nerede kaldı...” O eski bayramlar” Bayramları bekler / Bayramları yaşardık / Bayramlar mı eskidi / Bizler mi yaşlandık?” Yıllar sonra "Biz büyüdük ve kirlendi dünya...”mi diyecegiz?

Bayramlık şarkılar, bayramlık türküler ya da bayramdan söz edenler kenarda dursun, başka bir yerden ileteyim… Hep söylenir, “nerede o eski bayramlar” denir ve iç çekilir. Peki ne vardı o eski bayramlarda? “Nerede” diye aradıklarımız, peşine düştüklerimiz, özlediklerimiz, tam olarak ne? Herkesin aklında bir “bayram” var elbette. Dünya kirlenirken temiz kalanın özlenmesi doğal. Temizlik biraz da hafızamızda. Yuregizmizde olmasi gerekir.

Bayram denilen şey heyecanlıydı. Bayramlıklarımızı alır, sıraya girer, büyüklerimizin ellerinden öperdik. Çocuktuk, mutluyduk. Ne zaman değişti, hangi ara “bayram”dan uzaklaştık, bilmiyorum. Bugün, öyle bir ayrımcılık var ki memlekette, neredeyse bayramı kutlayanlarla kutlamayanlar birbirine girecek! Gibi yasaniyor nerde o eski guzel bayramlarimiz.

Oysa bayram birleştirir. Bunun için bayramdır. Bugün, bayramı “kutlayan” kesim, “oruç tutmadın, ne hakkın var bayram kutlamaya” diyerek giriyor soze Bayramın adı bile farklı: “Ramazan bayramı” diyenlerle “şeker bayramı” diyenler kapışıyor artık. Sınırlar belli, bir araya gelmek mümkün değil.

 Birleştirici dedim ya, bayramın asıl eğlencesi, bayram yeriydi. Herkesin eşit olduğu yer. Edremit’te, pazarın kurulduğu caddenin sonundaki açıklıkta tezgahlar kurulur, ortada da bir lunapark olurdu. Çanakkale’de, pazar alanındaki derenin kıyısında kurulurdu bayram yeri. Pamuk şeker satanlar, baloncular, seyyar oyuncakçılar derken panayır alanını andıran bayram yerleri en büyük eğlencemiz olurdu.

Güzel şeylerden söz edeyim: simdi sizlere Bayram yeri tasvirine, Nükhet Duru’nun “Cambaz”ında rastlıyoruz. Mehmet Teoman - Cenk Taşkan “iş”i olan bu şahane şarkı, çocukluğumda en çok dinlediklerimden: “Herkes toplanmış bayram yerinde geziniyorlar / Elde simitler, küçük çocuklar itişiyorlar, gülüyorlar / Hava güneşli, herkes eş ahbap dost selamlıyor / Kızlar neşeli, delikanlılar bayram ediyor, gülüşüyor...”egleniyorlar hep birlikte Ne guzel bir kulturumuz vardi her sehimiz param parca oldu gidenler unutuldu sevenler sevdiklerini unuttu herkes bir cikar iliskiler isine girdiler hosgoruyu cok gormeye basladilar sevgiler sahtelesti insanlarin bir birine guvenleri kalmadi artik oysa ne guzel bir millettik biz Bazen diyorum bize ne oldu. Hayatı anlamlı, güzel ve vazgeçilmez kılan insandaki sevgi, saygı ve hoşgörü duygusudur. , çevremizde ve toplumda çatışmalar neden bu kadar arttı hiç sebebini düşünüyormuyuz? acaba

Eskiden bir hatır, gönül, büyüklere saygı, küçüklere sevgi, hoşgörü, merhamet, şevkat, utanma hissi, mütevazilik, sempati, sevgi vardı… Şimdilerde ise önemli bir kesim, bütün bu değerleri yitirdi, kalpleri katılaştı, Herkez kendini dusunen bencil bir kisilik sergiliyor gittikçe saygı ve sevgiden yoksun bir toplum haline dönüşüyoruz.Boyle giderse halimiz nice olur.

Birbirimize selam vermekten, günaydın, iyi günler, hayırlı işler demekten adeta korkuyoruz. Hal, Hatır sormuyoruz, hele özür dilemek yok maalesef.Cok uzucu bir durum.Ekiden biz

Karıncayı bile incitmekten çekinen insanlarımız nasıl eşinin, dostunun, arkadaşının, komşusunun kalbini kıracak kadar merhametsiz ve nezaketsiz bir toplum oldu.

Saygı ile sevgi daima birlikte ve iç içedir. Saygının olmadığı yerde sevgi yetim, sevginin olmadığı yerde saygı öksüzdür.

Bayram yerleri çok zamandır kurulmuyor. İnsanlar kendilerine benzeyenlerlerle “kutluyor” artık “

Bir Zamanların Bir ibadet ayı olan Ramazan, , bir ziyafet ve coşkunluk ayıydı.” Kuskunlerin baristigi dostlugun kardesligin sevginin barisin huzurun ve de mutlulugun sembolluydu.Geriye bakip "eski "bayramlari ozlememek mumkun deyil .- Kalpler vardır sevgiyi yaşatmak için, insanlar vardır dostluğu paylaşmak için ve bayramlar vardır sevgi ile kucaklaşmak için.Bayramınız kutlu olsun.

-Tüm yürekler sevinç dolsun, umutlar gercek olsun,acılar unutulsun,dualarınız kabul ve bayramınız mübarek olsun.kestiğiniz kurbanlar kabul Ve makbul olur inşallah

-Her şeye kadir olan Yüce Allah, bizleri, doğru yoldan ve sevdiklerimizden ayırmasın! Hayırlı ve bereketli Bayramlar dileğiyle.cumleden Allaha emanet olunuz .Amerikadan selamlar sevgiler esenkaliniz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner223

banner222